Sosyoloji / Sosyal Teori
152
Ağustos 2020

Iskarta Hayatlar

Dünyanın büyük bir kısmı modernleşmeden ya tamamen ya da kısmen etkilendi. Modernleşme, gezegenin en uzak noktasına ulaştığında tüm yerellikler modernitenin küresel zaferinin sonuçlarını taşımalıydı. Peki modernitenin kaçınılmaz sonu, ekonomik ilerlemenin malum yan etkisi neydi? “İnsan atığı” üretimi ya da daha keskin bir ifadeyle boşa giden yaşamlar, “gereksiz” göçmenler, mülteciler, sığınmacılar, dışlanmışlar; yani “ıskarta hayatlar”… Iskarta Hayatlar’da, modernite ve küreselleşmenin bu dönüşümünün çağdaş kültürümüz ve politika üzerindeki etkisini ortaya koyan Bauman; “insane atığı” ile başa çıkma sorununun iktidar stratejilerinden insan ilişkilerinin en samimi yönlerine kadar ortak yaşamımızın şaşırtıcı özelliklerini anlamak için bir anahtar sağladığını gösteriyor ve hepimizi bekleyen dramatik sona karşı önemli bir uyarıda bulunuyor: “Atık”a çıkarılmak nüfusun belirli bir kısmını değil, potansiyel olarak herkesi bekleyen, herkese mevcut ve müstakbel sosyal mevkisinin sallantıda olduğunu hatırlatan bir tehlikeye dönüşür.
Menü